TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
artık {i} der Abfall {m}
artık {i} der Abfallstoffe {m}
artık {i} der Brocken {m}
artık {adv} fortab {adv}
artık {adv} fortan {adv}
artık {s} forthin {adj}
artık {adv} heute {adv}
artık {s} mehr {adj}
artık {adv} nun {adv}
artık {allg} nun aber {allg}
artık {adv} nunmehr {adv}
artık {i} das Plus {n}
artık {i} das Relikt {n}
artık {a} residual {a}
artık {i} der Rest {m}
artık {i} der Rückstand {m}
artık {i} [anat]das Rudiment {n}
artık {adv} schon {adv}
artık {i} die Spur {f}
artık {ç} die Trester {pl}
artık {i} das Überbleibsel {n}
artık {i} der Überrest {m}
artık {i} der Überschuss {m}
artık {s} überschüssig {adj}
artık {s} überständig {adj}
artık {s} übrig geblieben {adj}
artık {i} [teks]der Verschnitt {m}
artık {allg} von jetzt an {allg}
artık baş edememek {fi} ins Hintertreffen kommen {v}
artık bilgi {i} [dilb]die Redundanz {f}
artık birinin adını bile anmak istememek {allg} von jemandem nichts wissen wollen {allg}
artık bıktım {allg} Ich habe genug davon {allg}
artık bırakmak {fi} übrig lassen {v}
artık bu beni sıkıyor {allg} das wird mir zu dumm {allg}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe {allg}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe! {allg}
artık burama kadar geldi! {allg} ich habe die Nase gestrichen voll {allg}
artık çalışmamak {fi} wegbleiben {v}
artık değer amortismanı {allg} Abschreibung vom Restwert {allg}
artık değil {allg} nicht mehr {allg}
artık değil! {allg} nicht mehr {allg}
artık dinlememek {fi} abschalten {v}
artık gaz {i} das Restgas {n}
artık gaz deposu {i} der Restgasbehälter {m}
artık gaz gazometresi {i} das Restgasgasometer {n}
artık görüşmeme {i} das Nimmerwiedersehen {n}
artık görüşmemek {itr} brechen {itr}
artık hatırlanmama {i} die Vergessenheit {f}
artık hiç {adv} nimmermehr {adv}
artık göremez {s} totalkaputt {adj}
artık ışınlar {ç} die Reststrahlen {pl}
artık kalan {i} der Überschuss {m}
artık kazanç {i} der Überschuss {m}
artık kömür {i} die Abfallkohle {f}
artık kullanılmamak {allg} außer Brauch kommen {allg}
artık kullanmamak {fi} abschaffen {v}
artık kullanmamak {fi} weglassen {v}
artık mal {i} das Restant {n}
artık manyetizma {i} [fiz]die Remanenz {f}
artık meyve vermemek {allg} abtragen {allg}
artık olmayacağını düşünmek {fi} wegdenken {v}
artık sıcaklık {i} [tek]die Abwärme {f}
artık tamam! {ünl} punktum {Inter}
artık ürün {i} das Abfallprodukt {n}
artık yapmamak {allg} sein lassen {allg}
artık yeter! {allg} jetzt hat's geschnappt {allg}
artık yeter! {allg} jetzt ist aber Feierabend {allg}
artık yıl {i} das Schaltjahr {n}
artık yıldaki artık gün {i} der Schalttag {m}
artıklar {ç} [eko]die Reste {pl}
artıkları yeniden değerlendirme {i} die Abfallverwertung {f}
artıklarını kaldırmak {v} enttrümmern {v}
artıkyıl {i} das Schaltjahr {n}
Indirekte Treffer
ama yeter artık! {allg} nun langt es aber {allg}
artık baş edememek {fi} ins Hintertreffen kommen {v}
artık bilgi {i} [dilb]die Redundanz {f}
artık birinin adını bile anmak istememek {allg} von jemandem nichts wissen wollen {allg}
artık bıktım {allg} Ich habe genug davon {allg}
artık bırakmak {fi} übrig lassen {v}
artık bu beni sıkıyor {allg} das wird mir zu dumm {allg}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe! {allg}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe {allg}
artık burama kadar geldi! {allg} ich habe die Nase gestrichen voll {allg}
artık çalışmamak {fi} wegbleiben {v}
artık değer amortismanı {allg} Abschreibung vom Restwert {allg}
artık değil {allg} nicht mehr {allg}
artık değil! {allg} nicht mehr {allg}
artık dinlememek {fi} abschalten {v}
artık gaz {i} das Restgas {n}
artık gaz deposu {i} der Restgasbehälter {m}
artık gaz gazometresi {i} das Restgasgasometer {n}
artık görüşmeme {i} das Nimmerwiedersehen {n}
artık görüşmemek {itr} brechen {itr}
artık hatırlanmama {i} die Vergessenheit {f}
artık hiç {adv} nimmermehr {adv}
artık göremez {s} totalkaputt {adj}
artık ışınlar {ç} die Reststrahlen {pl}
artık kalan {i} der Überschuss {m}
artık kazanç {i} der Überschuss {m}
artık kömür {i} die Abfallkohle {f}
artık kullanılmamak {allg} außer Brauch kommen {allg}
artık kullanmamak {fi} abschaffen {v}
artık kullanmamak {fi} weglassen {v}
artık mal {i} das Restant {n}
artık manyetizma {i} [fiz]die Remanenz {f}
artık meyve vermemek {allg} abtragen {allg}
artık olmayacağını düşünmek {fi} wegdenken {v}
artık sıcaklık {i} [tek]die Abwärme {f}
artık tamam! {ünl} punktum {Inter}
artık ürün {i} das Abfallprodukt {n}
artık yapmamak {allg} sein lassen {allg}
artık yeter! {allg} jetzt ist aber Feierabend {allg}
artık yeter! {allg} jetzt hat's geschnappt {allg}
artık yıl {i} das Schaltjahr {n}
artık yıldaki artık gün {i} der Schalttag {m}
benim için artık o havagazı {allg} er ist Luft für mich {allg}
biriyle artık bağları kopmuş olmak {allg} mit jemandem nichts mehr zu schaffen haben {allg}
Bitir artık! {allg} jetzt mach aber mal einen Punkt! {allg}
Bitir artık! {allg} jetzt mach aber mal einen Punkt {allg}
bu kadarı da fazla artık {allg} das ist zuviel des Guten {allg}
bu kadarı da fazla artık {allg} das wird mir zu bunt {allg}
gel artık! {allg} Komm doch {allg}
hadi! söyle artık! {allg} schieß mal los! {allg}
hadi! söyle artık! {allg} schieß mal los {allg}
kapat artık bu konuyu! {allg} Schluss damit {allg}