DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Schutz {m} aman {i}
der Schutz {m} barınak {i}
der Schutz {m} himaye {i}
die Schutz {f} himmet {i}
der Schutz {m} koruma {i}
der Schutz {m} korunma {i}
der Schutz {m} kurtarma {i}
der Schutz {m} müdafaa {i}
der Schutz {m} savunma {i}
der Schutz {m} sığınma {i}
das Schütz {n} savak kapağı {i}
das Schütz {n} su bendi kapısı {i}
das Schütz {n} [Tec]voltaj değişimlerine karşı koruma şalteri {i}
Schutz gegen Regen {allg} yağmura karşı koruma {allg}
Schutz gewähren {allg} birisini korumak {allg}
der Schutz menschlichen Lebens {m} can güvenliği {i}
Schutz von Menschenleben {allg} can güvenliği {allg}
Schutz vor Ansteckung {allg} bağışıklık {allg}
Schutz vor Ansteckung {allg} koruma {allg}
der Schutzanstrich {m} koruyucu boya {i}
der Schutzanzug {m} koruyucu kıyafet {i}
die Schutzart {f} korunma tarzı {i}
schutzbedürftige Industrie {allg} bebek endüstri {allg}
schutzbedürftige Industrie {allg} korunması gereken sanayi {allg}
Schutzbefohlener {mf} korunan kimse {mf}
die Schutzbekleidung {f} koruyucu elbise {i}
der Schutzbereich {m} güvenlik bölgesi {i}
der Schutzbereich {m} koruma alanı {i}
das Schutzblech {n} [Auto]çamurluk {i}
der Schutzbrief {m} sevk belgesi {i}
der Schutzbrief {m} taşıma belgesi {i}
der Schutzbrief {m} yol kağıdı {i}
die Schutzbriefversicherung {f} koruma mektubu sigortası {i}
die Schutzbrille {f} koruyucu gözlük {i}
die Schutzbüchse {f} korunma kovanı {i}
das Schutzbündnis {n} [mil.]savunma anlaşması {i}
das Schutzbündnis {n} [mil.]savunma birliği {i}
der Schutzdamm {m} koruyucu set {i}
der Schütze {m} [mil.]avcı {i}
der Schütze {m} golcü {i}
der Schütze {m} keskin nişancı {i}
der Schütze {m} [Tec]mekik {i}
der Schütze {m} [mil.]nişancı {i}
der Schütze {m} [mil.]piyade eri {i}
der Schütze {m} [mil.]şut çeken futbolcu {i}
der Schütze {m} [Sp]şutör {i}
der Schütze {m} [Astr.]yay burcu {i}
die Schutzeinrichtung {f} korunma tertibatı {i}
schützen {v} himaye etmek {fi}
schützen {v} kollamak {v}
schützen {v} korumak {v}
der Schützen {m} [Tec]mekik {i}
schützen {v} savunmak {v}
das Schützenauge {n} mekik gözü {i}
der Schutzengel {m} koruma meleği {i}
der Schutzengel {m} koruyucu melek {i}
der Schützengraben {m} [mil.]piyade siperi {i}
die Schützenhilfe {f} destek {i}
die Schützenhilfe {f} yardım {i}
Schützenhilfe leisten {allg} birisini desteklemek {allg}
Schützenhilfe leisten {allg} destek vermek {allg}
der Schützenkasten {m} mekik kutusu {i}
der Schützenkönig {m} atış yarışması birincisi {i}
das Schützenloch {n} [mil.]avcı çukuru {i}
das Schützenloch {n} [mil.]mühimmat deposu çukuru {i}
schützenlos {adj} mekiksiz {s}
der Schützenverein {m} [Sp]atıcılık derneği {i}
der Schützenwechsel {m} mekik degiştirme {i}
der Schützer {m} hami {i}
der Schützer {m} koruyan kimse {i}
der Schützer {m} koruyucu kimse {i}
die Schutzerdung {f} koruma topraklaması {i}
die Schutzfähigkeit {f} korunabilirlik {i}
die Schutzfarbe {f} kamuflaj boyası {i}
die Schutzfärbung {f} [Zoo]renk degiştirme {i}
die Schutzfrau {f} koruyan {i}
der Schutzfrist {m} [Jur.]telif hakkı yasal koruma süresi {i}
das Schutzgas {n} koruma gazı {i}
die Schutzgasanlage {f} koruma gazı tesisi {i}
das Schutzgebiet {n} doğayı koruma alanı {i}
Indirekte Treffer
das Europäische Konvention zum Schutz der Menschenrechte {f} [Jur.]Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi {i}
die Europäische Konvention zum Schutz der Menschenrechte und Grundfreiheiten {f} Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi {i}
die Gesetz zum Schutz der Kinder {allg} çocukları koruma yasası {allg}
jdn in Schutz nehmen {allg} birisini himayesi altına almak {allg}
jemanden in Schutz nehmen {v} himayesi altına almak {fi}
Konvention zum Schutz der Menschenrechte {f} insan haklarını korumaya dair sözleşme {i}
die Schütz {n} su bendi kapısı {i}
das Schütz {n} savak kapağı {i}
das Schütz {n} [Tec]voltaj değişimlerine karşı koruma şalteri {i}
das Schutz gegen Regen {allg} yağmura karşı koruma {allg}
Schutz gewähren {allg} birisini korumak {allg}
Schutz menschlichen Lebens {m} can güvenliği {i}
der Schutz von Menschenleben {allg} can güvenliği {allg}
Schutz vor Ansteckung {allg} bağışıklık {allg}
Schutz vor Ansteckung {allg} koruma {allg}
unter Schutz stellen {v} koruma altına almak {v}