TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
gerekli {s} erforderlich {adj}
gerekli {allg} es ist nötig {allg}
gerekli {s} nötig {adj}
gerekli {s} notwendig {adj}
gerekli {s} obligat {adj}
gerekli {s} obligatorisch {adj}
gerekli {s} unabkömmlich {adj}
gerekli {a} unentbehrlich {a}
gerekli {s} unerlässlich {adj}
gerekli {s} unumgänglich {adj}
gerekli {adv} vonnöten {adv}
gerekli adımları atmak {allg} die nötigen Schritte unternehmen {allg}
gerekli bilgi ve araçlar {i} das Rüstzeug {n}
gerekli çoğunluk {allg} beschlussfähige Anzahl {allg}
gerekli en düşük sayı {i} die Mindestzahl {f}
gerekli eşya {ç} die Bedarfsartikel {pl}
gerekli eşya {i} der Bedarfsgegenstand {m}
gerekli malzemeyi saptama {i} die Materialbedarfsplanung {f}
gerekli munzam karşılıklar {ç} die Mindestreservenanforderungen {pl}
gerekli olan enaz depozito veya kapora {i} das Mindesteinlagensoll {n}
gerekli ölçüde {s} maßhaltig {adj}
gerekli olmak {v} brauchen {v}
gerekli olmak {allg} erforderlich sein {allg}
gerekli olmak {allg} erforderlich werden {allg}
gerekli olmak {allg} fällig sein {allg}
gerekli olmak {allg} von Bedeutung sein {allg}
gerekli olmak {allg} vonnöten sein {allg}
gerekli olmayan {s} desintegrierend {adj}
gerekli önlemleri almak {fi} vorsehen {v}
gerekli önlemleri almak {allg} Vorkehrungen treffen {allg}
gerekli önlemleri almak {fi} vorsorgen {v}
gerekli özelliklere sahip olmak {fi} das Zeug haben zu {v}
gerekli şey {i} das Requisit {n}
gereklik {i} das Erfordernis {n}
gereklik {i} die Gebühr {f}
gereklilik {i} das Erfordernis {n}
gereklilik {i} die Notwendigkeit {f}
gereklilikler {i} das Verhältnis {n}
Indirekte Treffer
bir şey için gerekli özellikleri taşımak {fi} eignen {v}
bir şey için önceden gerekli tedbirleri almak {allg} für etw vorsorgen {allg}
bir şeye gerekli itinayı göstermemek {itr} wüsten {itr}
bir şeyi gerekli görmek {allg} für notwendig erachten {allg}
cezanın gerekli olması {i} [huk]die Strafbarkeit {f}
doğal gelişim açısından gerekli {s} naturnotwendig {adj}
doğal gelişim açısından gerekli şey {i} die Naturnotwendigkeit {f}
donatım için gerekli olan mallar {ç} die Ausrüstungsgüter {pl}
gerekli adımları atmak {allg} die nötigen Schritte unternehmen {allg}
gerekli bilgi ve araçlar {i} das Rüstzeug {n}
gerekli çoğunluk {allg} beschlussfähige Anzahl {allg}
gerekli en düşük sayı {i} die Mindestzahl {f}
gerekli eşya {ç} die Bedarfsartikel {pl}
gerekli eşya {i} der Bedarfsgegenstand {m}
gerekli malzemeyi saptama {i} die Materialbedarfsplanung {f}
gerekli munzam karşılıklar {ç} die Mindestreservenanforderungen {pl}
gerekli olan enaz depozito veya kapora {i} das Mindesteinlagensoll {n}
gerekli ölçüde {s} maßhaltig {adj}
gerekli olmak {allg} erforderlich werden {allg}
gerekli olmak {allg} erforderlich sein {allg}
gerekli olmak {allg} vonnöten sein {allg}
gerekli olmak {allg} von Bedeutung sein {allg}
gerekli olmak {v} brauchen {v}
gerekli olmak {allg} fällig sein {allg}
gerekli olmayan {s} desintegrierend {adj}
gerekli önlemleri almak {fi} vorsehen {v}
gerekli önlemleri almak {fi} vorsorgen {v}
gerekli önlemleri almak {allg} Vorkehrungen treffen {allg}
gerekli özelliklere sahip olmak {fi} das Zeug haben zu {v}
gerekli şey {i} das Requisit {n}
hayat için gerekli zorunlu malzemeler {ç} die Lebensbedürfnisse {pl}
hayatı sürdürmek için gerekli {s} lebensnotwendig {adj}
ihbar edilmesi gerekli olmayan kiracı {allg} jederzeit kündbarer Mieter {allg}
işin çözümü için gerekli aşamalar {i} die Prozedur {f}
işletme için gerekli sermaye {allg} betriebsnotwendiges Kapital {allg}
karar alma için gerekli asgari çoğunluk {i} [huk]das Quorum {n}
kesin gerekli {s} unentbehrlich {adj}
korunması gerekli {a} schutzwürdig {a}
normal durumda gerekli geçim ihtiyacı {i} der Regelbedarf {m}
ödenmesi gerekli {allg} fällig {allg}
oyun için gerekli tüm gereçler listesi {i} [tiy]das Szenarium {n}
varması gerekli {allg} empfangsbedürftig {allg}
yaşam için gerekli {a} lebensnotwendig {a}
yaşam için gerekli para {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
yazı için gerekli her şey {i} das Schreibzeug {n}